NE KEYİFLİ İÇECEKSİN SEN KAHVE…

İstanbul Coffee Festival yaklaşırken, “kahve” konusunu ele alan bir yazı yazmamak olmaz.

İnsanlığın, en az 500 yıllık yoldaşı kahve… Arkadaş sohbetlerinin, uykusuz geçen gecelerin, uyanılamayan günlerin, misafir ikramlarının başrol oyuncusu o içecek, sadece siyah bir sıvıdan ibaret değil tabi ki…

Rivayete göre kahvenin ilk mucidi keçiler…  Evet evet, doğru duydunuz, keçiler! Bizimkiler, ağaçtan kahve meyvelerini yiyor, sonra birden hareketlenmeye ve otlanırken adeta dans etmeye başlıyorlar. Çoban da bunu görüyor ve dikkatini çekiyor. Böylece kahve keşfedilmiş oluyor.

Kahve keşfediliyor, içecek olarak yaygın şekilde kullanılmaya başlanıyor, çeşitleri, zararları ve yararları ise yıllardır tartışılıyor.

coffee-time2

Peki, kahve faydalı mı zararlı mı?

İçeriğindeki uyarıcı bir madde olan kafeinin, fazla tüketildiğinde zararlı bir takım etkileri olsa da, dünya üzerindeki en güçlü antioksidan kaynaklardan birisi olduğunu görmezden gelemeyiz.

  • Kahvenin, prostat kanseri, deri kanseri ve beyin tümörleri gibi çeşitli kanser türlerine karşı koruyucu etkisi olduğu bilinmekte olan kahvedeki antioksidan bileşenler; vücudumuzda hücre hasarlarına neden olarak, kanser gelişimine sebep olabilen serbest radikalleri etkisiz hale getiriyor.
  • Düzenli kahve tüketiminin diyabet riskini ve insülin direncini düşürdüğüne dair de çeşitli çalışmalar var. Günde 3-5 fincan kahve içen yetişkinlerde diyabet riskinin %29, günde 5 fincandan fazla içenlerde ise %59 oranında azaldığı ortaya çıkmış. Normal kahve ve kafeinsiz kahve yaklaşık olarak aynı sonuçları vermiş. Yani kahvenin bu etkisi içeriğindeki kafeinle ilgili değil.
  • Çalışmalar, genel olarak kahvenin kolesterolü yükselttiğini ortaya koysa da, filtre kahvenin kan kolesterolü üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını göstermiştir. Çünkü kahvenin içeriğindeki yağ, filtrelendiğinde filtre kağıdı tarafından emilir. Böylece kandaki kolesterol ve yağ oranları olumsuz şekilde etkilenmez.
  • Kahve içindeki kafein maddesi güçlü bir merkezi sinir sistemi uyarıcısıdır. Ortalama düzeyde kafein (50-300 mg/gün) tüketimi; uyanıklığı, konsantrasyonu ve enerjiyi artırır. Yüksek dozlarda tüketimi ise; özellikle kafein hassasiyeti olan kişilerde, anksiyete, huzursuzluk, yorgunluk, uykusuzluk, kalp atışı hızlanması ve yüksek tansiyona sebep olabilir.
  • Kahvenin, hafızaya da birtakım olumlu etkileri olduğu ispatlanmış. Örneğin, Johns Hopkins University’de yapılan bir araştırmaya göre; kahvenin uzun süreli hafızayı geliştirdiği, Alzhemier ile savaştığı, bu etkilere kahvenin içindeki kafeinin sebep olduğu ve bunun için gerekli olan optimum kafein miktarının 200 mg (2-3 fincan kahve) olduğu ortaya koyulmuş.
  • Ayrıca, kafeinin düzenli olarak tüketimi, Parkinson hastalığı riskini de oldukça düşürüyor.
  • Kahveyi çok seviyoruz, çünkü modumuz ve performansımız üzerinde de olumlu etkileri var. Yani kahve, anti depresif bir içecektir. Orta düzey kafeinin (20-200 mg arası) kişiyi, daha enerjik, hayal gücü yüksek, kendinden emin, iş motivasyonu yüksek, kendine güvenli hale getirdiği çalışmalarda ortaya koyulmuş.

Kahve kilo vermeye yardımcı mı?

İşte bize kahveyi sevmek için bir sebep daha! Çalışmalar, kafeinin metabolizma hızını az da olsa (%3-11 civarında) artırabileceğini gösteriyor. Tüketilen miktar arttıkça, bu etki de gitgide artıyor. Metabolizma hızı arttıkça kilo vermek daha da kolaylaşıyor, kilo almak zorlaşıyor. Ayrıca kahvenin, yağ yakımına da bir miktar yardımcı olduğunu gösteren çalışmalar var.

Kahvenin içindeki kafein;

  • Merkezi sinir sistemini uyarıyor,
  • Kalp atım hızını ve kan akışını hızlandırıyor,
  • Vücutta adrenalin hormonu salınımını artırıyor,
  • Dolayısıyla da metabolizma hızımız yükseliyor.

Evet, kahve metabolizmayı hızlandırarak, kilo vermeye yardımcı olabilir, dedik. Fakat uzun vadede, kahvenin metabolizma üzerindeki tüm bu etkilerine kişiler toleranslı hale gelebilir ve bu etkiler artık devam etmeyebilir. Yani aslında uzun vadede kilo vermeye kesin olarak yardımcı olduğu ispatlanmamış. Yine de, kahve tüketiminin, iştahı bir miktar baskıladığı ve yiyecek tüketimini azalttığı bilinmekte ve en azından bu etkisi uzun vadede devam etmekte.

Kahvenin, kilo verme üzerindeki olumlu etkilerinden, yalnızca kahve kullanarak faydalanmaya çalışmak yerine, sağlıklı beslenme ve egzersiz alışkanlıkları ile kombinleyerek, kahveyi ve kafeini önerilen doğru miktarlarda kullanmak en doğrusu olacaktır.

Ara öğünlerde kahve

Kahveyi örneğin;

  • 20-30 gram bitter çikolata ile,
  • Kuru meyvelerden ve ceviz-fındık-fıstık ile yapılmış şekersiz tatlılar ile
  • Protein barlar ile
  • Fıstık ezmesi ile
  • Yulaflı granola barlar ile tüketerek harika ara öğünler oluşturabilirsiniz.

Ne Miktarda Kahve?

  • Sağlıklı yetişkinler için önerilen günlük kafein miktarı maksimum 400 mg veya kg başına 6 mg’dır.
  • Bu da yaklaşık 4-5 fincan (150 ml’lik) kafeinli kahveye eşdeğerdir.

Yani günde 5 fincan kahveyi geçmek, kahvenin zararlı etkilerine maruz kalmamıza sebep olabilir

Peki ya kahvenin zararları?

Kahvenin faydalı birtakım etkileri olduğu gibi, fazla miktarlarda tüketildiğinde bazı zararlı etkileri de olduğu bir gerçek maalesef ki.

Olması gerekenden fazla miktarda kafein alımı;

  • Kalp ritminde bozulmalara,
  • Yüksek tansiyon
  • Huzursuzluk,
  • Gerginlik,
  • Stres ve
  • Uyku problemlerine sebep olabilir.

O yüzden siz en iyisi olması gereken miktardan fazla kafein almayın ki, kahve sevdiğiniz ve faydalarından en iyi şekilde yararlandığınız keyifli bir içecek olarak kalmaya devam etsin.

Günlük almanız gereken kafein miktarınızı tamamladıktan sonra hala kahve içmek istiyorsanız, sonraki fincanlarınızda kafeinsiz (decaf) kahve tercih edebilirsiniz.

Bakın, mesela bu yazıyı bile kahve eşliğinde çok büyük bir keyifle yazdım. Kahve ve yanında 1-2 parça bitter çikolata gibisi var mı? Kim demiş tüm güzel şeyler zararlı diye? Uygun miktarda tüketildiğinde, son derece faydalı olan güzel şeyler de var. Kahve ve bitter çikolata bunlara en güzel örnek.

24 Ekim Cumartesi Günü saat 10:00’da İstanbul Kahve Festivalinde “Aradolu” standındaki “Kahve ve Fit Yaşam” sunumumda görüşmek üzere!

 

– Dyt. Melda DEMİRÖZ ELMAS

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
YouTube
Instagram