KURBAN BAYRAMINDA BESLENME

Bir bayram daha geldi çattı! Ve yine kafamızda, “Bayramda nasıl beslenmeliyim, ne yiyip içmeliyim, kilo almadan ve sağlığımı bozmadan bayramı nasıl atlatabilirim” şeklinde sorular var. O zaman bu konuların yıllık güncellemesinin zamanı geldi! Hadi başlayalım.

Bu bayramın favorisi, şüphesiz ki et ve et ürünleri. Yani Kurban Bayramı, Ramazan Bayramından farklı olarak hayvansal yağ içeriği yüksek bir bayram. Tabi et ürünlerinin yanı sıra yine tatlılar ve hamur işleri bu bayramda da eksik olmuyor. Anneanneniz su böreğini, babaanneniz meşhur ev baklavasını, teyzeniz sütlacını, halanız zeytinyağlı dolmalarını bayram öncesi çoktan hazırlamış, bir de bayramın başlamasıyla bunların yanına, bol kuyruk yağlı kavurmalarını ve bilumum sakatat yemeklerini ekliyor olabilirler.

Eee, peki bayramda sağlıklı beslenmek adına tüm bu yiyeceklerden mahrum mu kalacaksınız yani? Hayır, mahrum kalmanıza gerek yok, yemek isterseniz tabi ki yiyeceksiniz. Tek yapmanız gereken miktarlarına dikkat etmek ve kontrolünüzü kaybetmemek.

Bir Bayram Günü Nasıl Olmalı?

Güne, (tabi ki yanımızdaki sevdiklerimize bol bol sarılıp öptükten sonra :)) sağlıklı ve doyurucu bir kahvaltı ile başlamanız, günün sonraki saatlerinde kontrolü kaybetmemeniz adına çok önemli. Örneğin; tam tahıllı ekmek, haşlanmış yumurta, peynir, domates-biber-yeşillikler ve zeytinden oluşan bir kahvaltı yapabilirsiniz.

Bayram ziyaretlerine başladığınızda, karşı koymakta zorlanacağınız bayram ısrarları da başlayacaktır. Siz de mesela anneannenizin böreğinden bir küçük dilim, halanızın dolmasından küçük bir tane, teyzenizin sütlacından bir küçük kase ve babaannenizin baklavasından bir dilim yerseniz, bunların yanında da gazlı içecekler yerine şekersiz çay-kahve içerseniz, hem siz kendinizi bayram keyfinden mahrum bırakmamış olursunuz, hem de yakınlarınızın-sevdiklerinizin ikramlarını geri çevirerek onları kırmamış olursunuz.

Mümkünse geriye kalan diğer akrabaların ve komşu-arkadaşların ziyaretini diğer günlere yayarak, çok ısrarlı kişilerdeki tüketiminizi de aynı şekilde minimumda tutarak, midenizi de ilişkileriniz de korumuş olursunuz. Ama aynı gün içinde çok daha fazla yere gitmek zorundaysanız, bir şekilde yiyecek ikramlarını geri çevirip, sadece çay içerek devam edebilirsiniz. Aksi takdirde her gittiğiniz yerde tabaklarınızı silip süpürerek yola devam ederseniz, bayramınız ya hastane acil servisinde sonuçlanacaktır ya da bulantıyla karışık ağrıyan midenizin şiş kısmını sıvazladığınız bir pişmanlık ve keyifsizlik duygusu içinde…

Peki, Kurban Bayramı için asıl önemli konuya gelelim; ET TÜKETİMİ

Et tüketiminiz günde en fazla 3-4 köfte kadar veya 15-16 parça kuşbaşı et kadar olmalıdır ki bu da yaklaşık 100-120 gram kadar bir miktardır. Mümkünse, özellikle de sindirim problemleri yaşamamak için kırmızı eti geç saatlerde değil, öğle yemeğinde tercih etmeye çalışın. Aynı şekilde sakatatları da kısıtlı tüketmekte yarar var. Özellikle de yüksek kolesterol sorunu yaşayan veya kalp-damar hastalıkları olanlar, sakatatları yalnızca tadımlık tüketmeli ve günde 2-3 köfte kadar et tüketimini de geçmemeli.

Kurban Etini Nasıl Saklamalı?

Ölüm katılığı (rigor mortis) denilen, hayvanın kesilmesi sırasında oluşan kas kasılması durumunun ortadan kaybolması ve etlerinizin pişince sert olmaması için, dolaba kaldırmadan ve tüketmeden önce yaklaşık 12-24 saat kadar beklemesi gerekiyor. Ayrıca etleri -18 derece dondurmak ve dondurulmuş et çözündükten sonra kesinlikle tekrar dondurmamak gerektiğini unutmayalım.

Bayramda Sunum ve İkramlarımız Nasıl Olmalı?

– Etinizi pişirirken içerisine iç yağı ve kuyruk yağı eklemeyin. Hatta sıvı yağ bile eklemenize gerek yok, etin zaten kendi yağı yetecektir. Kekik, karabiber, kimyon, kırmızıbiber gibi baharatlar, defne yaprağı, fesleğen gibi otlar etinizi hem daha lezzetli hem de daha faydalı hale getirmeye yardımcı olabilir.

– Hazırladığınız eti, pirinç pilavı yerine, bulgur pilavı eşliğinde ve yanına da bol salata ile ikram eder, içecek olarak da gazlı içecekler değil de, maden suyu veya ayran sunarsanız, gayet dengeli bir öğün düzenlediniz demektir. Hem misafirleriniz, hem de kendiniz için tam olarak şöyle bir tabak oluşturun!

ideal tabak           – Son olarak; lütfen evinize gelen insanlara yiyecek ikramı konusunda aşırı ısrar etmeyin. Gittiğiniz yerlerde kendinize gelen ısrarlara da kapılıp, karman çorman ne bulursanız yemeyin.

Sevdiklerinizle birlikte mutlu, sağlıklı ve lezzetli bayramlar!

– Dyt. Melda DEMİRÖZ ELMAS

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
YouTube
Instagram